"SAHİL KASABASINA YERLEŞME" HAYALİNİN DİĞER YÜZÜ


Bu yazıyı -kendi hislerimi bir kenara koyarak- tamamen İstanbul'dan buraya geldiğimden beri edindiğim 5 aylık tecrübemle ve şahit olduğum hayat hikayelerine bağlı olarak, beni ve yaşamımı ilgiyle takip eden ve özellikle böyle bir hayatın hayalini kuranlarınız için objektif olarak yazmaya karar verdim. Çünkü "hayaller" ve "hayatlar" tam olarak burada devreye giriyor. Hayalini kurduğunuz şey gerçekten hayaliniz mi? Yoksa siz aslında hayalini kurduğunuz hayatın insanı değil misiniz? Evet, bazen hayallerimizde de yanılabiliriz ve buna dair yapacağınız içsel keşifte ufacık bir katkım dahi olacaksa ne mutlu bana.
21

YENİ HAYATIM

Hiç istemeden o kadar uzun bir ara vermişim ki; hayatımın "Ege" kısmından bloguma devam edip, böylelikle arayı biraz olsun kapatabilirim diye düşündüm. Ve bu sürecime uzaktan şahitlik eden herkesin kafasındaki soruları biraz olsun yanıtlamış olurum belki.

Biz 3 yıl evvel bir hayal kurduk eşimle birlikte ve 2 Ekim Günü; yani tam 4 ay evvel İstanbul'u temelli ardımızda bırakarak hayalimizin peşinden bilinmez bir yola çıktık. Kulağa çok güzel geliyor; öyle de zaten. Fakat o noktaya gelene kadar her şeyin kusursuz ve şen şakrak bir ruh hali içinde olmadığını rahatlıkla söyleyebilirim. Çünkü her ne kadar şehre dair her şeyden kopmayı sabırsızlıkla beklesek de köklerimizi saldığımız şehir; aile; dostlar ve alışkanlıklardan uzaklaşmak çok kolay olmadı.
66
Başa Dön