YENİ HAYATIM

Hiç istemeden o kadar uzun bir ara vermişim ki; hayatımın "Ege" kısmından bloguma devam edip, böylelikle arayı biraz olsun kapatabilirim diye düşündüm. Ve bu sürecime uzaktan şahitlik eden herkesin kafasındaki soruları biraz olsun yanıtlamış olurum belki.

Biz 3 yıl evvel bir hayal kurduk eşimle birlikte ve 2 Ekim Günü; yani tam 4 ay evvel İstanbul'u temelli ardımızda bırakarak hayalimizin peşinden bilinmez bir yola çıktık. Kulağa çok güzel geliyor; öyle de zaten. Fakat o noktaya gelene kadar her şeyin kusursuz ve şen şakrak bir ruh hali içinde olmadığını rahatlıkla söyleyebilirim. Çünkü her ne kadar şehre dair her şeyden kopmayı sabırsızlıkla beklesek de köklerimizi saldığımız şehir; aile; dostlar ve alışkanlıklardan uzaklaşmak çok kolay olmadı.

Her kafadan çıkan sesle mücadele etmek de keza öyle. Fakat bu hayatta sadece bir kere var olduğum gerçeği ve ne kadar vaktimin kaldığını asla bilemediğim bir hayatta, avucumda sahip olduğum andan daha kıymetli hiçbir şeyimin olmadığını bildiğim için; kulaklarımı tıkadım, duygularımı içime gömdüm ve bu hayata dair ‘gerçek’ bir şeyler yapmak istedim. Yarınımın bir öncekilerle tıpatıp aynı olmasını değil, her günün karşıma farklı bir serüvenle çıkmasını diledim. "Ya pişman olursanız?" sorusunu çok işittim ve cevap olarak;
"Pişmanlık da hayata dair bir tecrübedir ve pişmanlığı yaşamış olmak bile hiç tecrübe etmemiş olmaktan güzeldir" dedim. Sadece dış sesim değil, iç sesim de bunu söyledi hep; ve hala böyle. Şu an; bu satırları zeytin ağaçlarına bakarak; bir yandan kulağıma kuşların melodisi değerken yazıyorsam eğer, bir an sonrasında pişman olmaya da razıyım.
"Çünkü şu an her şeye bedel."

Büyük şehirden bir sahil kasabasına göç etmeye dair hayaller sadece toz pembe değil elbette. Her şeyiyle düşünüp tartmak ayaklarınızın yere daha sağlam basmasına yardımcı oluyor. Şimdi o tipik "Ege'ye yerleşmek", "sahil kasabasına göç etmek" dendiğinde merak edildiğini tahmin ettiğim konuları üç başlıkta kısaca toplamak istiyorum. Fakat elbette ki çiçeği burnunda bir Akdeniz-Ege’li olduğumu hatırlatmalıyım; henüz şu ana kadar edindiğim tecrübelerimle yazmaktayım. Zaman denen o çok değerli, avucumuzda tutamadığımız şey gösterecek bizim için neyin nasıl olacağını... :)


Yöre Seçmek


Büyük şehirden kopmak istiyorum ama benim/bizim için en doğru yer neresi? Bu elbette ki hepimizin kafasından ilk geçenlerden bir tanesi oluyor. Bu noktada aslında herkesin kendi hayat şekli, yaşam tarzı, beklentileri, önde tuttukları belirliyor yaşayacağı yeri. Örneğin büyük şehirden tam anlamıyla kopmak istemeyen veya iş potansiyeline göre bir yer bakanlar genellikle İzmir veya çevresindeki ilçeleri seçiyor.

Ancak biz, asıl hayalimiz olan Muğla’ya; Marmaris, Bodrum ve Fethiye’ye yoğunlaştık. İlk iki ayımızı ev bulana dek Marmaris’in Selimiye Köyü'nde geçirdik. Geçirdiğim süre; orayı çok sevmeme rağmen yaşayabilecek kadar olmadığını anlamama yetti. Bodrum ise; sunduğu imkanlar ile büyük şehirden geçişi oldukça yumuşatan bir yer olmasıyla çok düşündüğümüz bir yerdi. Fakat bu bölgenin aşırı göç nedeni ile hem oldukça kalabalıklaşması, hem “küçük İstanbul” denebilecek kadar şehirleşmeye yaklaşması, hem de maddi şartların şehirden neredeyse farksız olması sebebiyle vazgeçtik. Ve sonunda kalbimiz Fethiye’nin bir kasabasını seçti. Şimdilik kendime saklamayı tercih ediyorum, Instagram'da paylaştığım fotoğraflardan buraları tanıyanlar zaten hemen anlıyorlar. :) Doğasına her gün yeniden aşık oluyor; bu coğrafyaya sahip bir ülkede yaşadığım için şükrediyorum.


Geçim


Herkesin en merak ettikleri arasında ilk 3’e giren o soru; “peki nasıl geçiniyorsunuz?”
Elbette ki yaşamak için geçimini sağlamak şart ve İstanbul’dan koparken bizi de ikilemde bırakan; "yapabilecek miyiz"in üzerinde defalarca konuştuğumuz bir konu bu. Öncelikle eşimin de benim de işimiz bilgisayar ve telefonumuzun bize eşlik ettiği her yer. Eşim dijital işler yapıyor; web ve grafik tasarım, sosyal medya yönetimi, profesyonel fotoğraf ve video çekim hizmeti gibi. Ekipmanı ve bilgisayarı neredeyse orayı iş yeri belliyor anlayacağınız. Birlikte yönettiğimiz, içerik sağladığımız çeşitli markalar da mevcut. Benim sosyal medyada yürüttüğüm başka işler de oluyor ve zihnimde projeler var. Dolayısıyla belli bir düzenimiz var ve buraya beraberimizde taşıdık.


Fakat; yine de potansiyelimizin en büyüğünün şehirlerde olduğu gerçeğini asla inkar edemem. Devamını sağlayabilecek miyiz bu düzenin ve burada kendimize yenilerini katabilecek miyiz bilemiyorum, tamamen bir muamma. Dolayısıyla şehirden koparken göze aldığımız birkaç maddeden bir tanesi de buydu. Ve bence bu adımı atmak isteyen herkesin etraflıca düşünmesi gereken bir şey. Benim hayat görüşüm; beni yakınen tanıyanların da bildiği gibi, fazlası değil sadece kendime yetecek kadarına sahip olmak. Hayata dair hırslarım yok, hayallerimde kendimi konumlandırdığım önemli pozisyonlar yok, büyük paralar peşinde koşmuyor, en büyük zenginliğimin sağlığım, kalbimdeki sevgi ve doğaya dair tutkum olduğuna inanıyorum. Daha az kazanayım ama daha çok nefes dolsun kalbime diyenlerdenim. Dolayısıyla bu konuda çok doğru bir rol model olmayabilirim. :)

Buralara göç edenlerden gözlemlediğim kadarıyla ise; büyük firmalarda çalışıp da bir anda her şeyi bırakıp buralara gelenlerin bir kısmı elinin emeğini işe çeviriyor; başarılı olduğu bir hobisi ile para kazanıyor ve belki terfiler almıyor ama her yeni güne huzurla başlıyor. Başka bir kısmı toprağı tanımaya, üretmeye başlıyor. Gayrimenkul danışmanlığı da buralarda oldukça revaçta olan meslek tercihleri arasında. Dediğim gibi; hayatta çoğu zaman her şey aynı kusursuzluk ve dengede olamıyor, dolayısıyla büyük bir adım atmak, vazgeçiş ve cesaret gerektiriyor.



Sıkılmıyor musunuz?


“Yaşınız daha şunun şurasında kaç, deli misiniz ne yapacaksınız öyle bir hayatta çok sıkılırsınız.” Aile büyüklerimizden dahi defalarca kez duyduğumuz cümlelerden bir tanesi. Bir ara o kadar çok söylenmişti ki düşünmediğim bir şeye inanırken bulmuştum kendimi; adım atmamızı 3 yıl geciktiren faktörlerden birisi de belki budur. Halbuki bunu söyleyen çoğu kişi ev ve iş arasında mekik dokuyan bir hayat yaşadığının farkında bile değil. En son hangi tiyatroya gitmiş, hangi etkinliğe keyifle katılmış; kendisine sorduğunda cevap dahi alamıyorsun. Çünkü ne yazık ki şehir yorgunluğu diye bir gerçek var; hangimiz sırf trafik çilesi çekmemek için evde kalmaya razı gelmiyor ki? Buna rağmen tüm bunları söylediğimde aldığım cevap; “Olsun, varlıklarını bilmek bile yeter, gidebileceğin güzel cafeler, avm’ler, etkinlikler olması gerekir.” Bu hayatta başımıza ne geliyorsa “elimizin altında dursun, bir gün lazım olur”dan geliyor zaten. Eşyada da insanda da hayatı yaşayış tarzımda da bunu asla yapmıyorum artık. Bir şeyi son 1 yıldır giymediysem demek ki yeri yoktur hayatımda da dolabımda da, tutmanın bir anlamı yok. Sırf görüşmek olsun diye birisiyle görüşüyorsam ve özel bir anlam ifade etmiyorsa onunla paylaşımlarım; hayatımdan eliyorum. Ve evet; sakin bir hayatı seviyorsam elimin altında bir gün gidebilme ihtimalimin olduğu çeşitli cafeler ve kapısından adımımı attığım an nefesimin daraldığı avm’leri tutmuyorum.

İstanbul yaşamımın son yıllarında en çok evde vakit geçirdiğim bir gerçekti; burada da bir şey değişmedi. Canım sıkıldığında sahile inmek, ormanda yürüyüşe çıkmak, bir çay bahçesinde nefeslenmek hepsine bedel geliyor. Sessizliğe kulak vermek de öyle. Tüm algılarım açık; yürümek gerçekten yetiyor. Fakat burada da bir parantez açmam gerekiyor. Herkes ben gibi değil; burada da biraz uçuk bir örnek olabilirim. Belirtmem gerekir ki; özellikle kış aylarında ilçe veya şehir merkezinden uzak köy ve kasabalar gerçekten oldukça tenha oluyor. Yazın sahip olduğu cıvıl cıvıl ruhtan eser kalmıyor, sokaktaki kedi ve köpeklerle dost oluyor, kuşlara selam verirken buluyorsunuz kendinizi. Çevre sahibi olmak, kafa yapınıza uygun arkadaşlıklar edinmek belirli bir vakit alıyor. Eğer ki kendinize yetemediğinize inanıyorsanız bunun üzerinde çeşitli çalışmalar yapmak veya en azından kışın daha hareketli olan yerlere yönelmek sizin için daha iyi olacaktır.

Fakat onun dışındaki düşüncem belli; emekliliği beklemek, hatta belki de hiç gelmeyecek bir zamanı sırf “sıkılmak” korkusu ile ertelemek yaşamı ertelemek demek, bunu kendinize yapmayın. Doğada nefes almanın, toprakla bir olmanın, yağmurda yürümenin yaşı yoktur; varsa da şimdidir.

Bu üç ana konu ile şimdilik yazımı noktalıyorum; bu başlıkların daha da detaylanarak devamı gelsin istiyorsanız yorum olarak bırakabilirsiniz, böylece talebe yanıt verebilmiş, size bir nebze faydalı olmuş olurum.


Şimdi kendime bir soru sormak istiyorum yazımın sonunda;
“Peki nasıl hissediyorsun?”

Üzerinde birkaç saniye düşündükten sonra ilk dilime gelen “yenilenmiş” oldu. Kendimdeki eksikleri telafi etmeye çabaladığım; biraz yavaşladığım, yaşadığımı hissettiğim bir döneme kucak açtım.

"Bazen Bahar" kitabı; “Bir bahçeyi beklemek” hikayenin ismi.. Diyor ki; “Doğanın bir parçası ol ve sadece yaşa.”

İşte tam olarak bu cümleyi hayatım yaptım, yaşıyorum...


59 yorum

  1. Merhabalar, keyifle takip ediyor, yeni yaşamınızda mutluluklar diliyorum. 51 yaşındayım ve gerçekten de hayatta ki en büyük sıkıntımızın "her kafadan çıkan sesle mücadele etmek" olduğunu düşünüyorum. Hatta en büyük sıkıntı aslında içimizdeki bu seslerle mücadele etmeliyiz inancı sanırım. Biz bunu aştığımızda, ve diğer insanlarda bu sesleri çıkarmaya hakları olmadığını farkettiğinde hepimizin daha mutlu olacağına inanıyorum. Sevgiler. Çocukları öpün yerime

    YanıtlaSil
  2. Bazen kalbim doğaya daha yakın ol diyor, aklım nasıl olacak diye durduruyor. Kalbimin fısıldadıklarını seslendirdin. Tariflerin gibi tatlı bir tad bıraktı damağımda, hızlıca aktı yazın. Devamını bekliyorum damyciğim ❤️

    YanıtlaSil
  3. Ne güzel yazmissiniz ❤esim de gel fethiyeye yerleşelim oğlumuzu orada büyütelim diyor ama ben şehir çocuğu olarak korkuyorum. Bir de ikimiz de öğretmeniz orada iş imkanı bulabilir miyiz en çok da o düşündürüyor beni

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba, öğretmenlik gibi bir altın bileziğiniz varsa hiç düşünmeyin.Muğla ve ilçelerinde açılan özel okul sayısı hızla artıyor ve tecrubeli öğretmen açığı var. Lütfen değerlendirin , pişman olmayacaksınız. Doğma büyüme İstanbullu biri olarak 2,5 yıldır Muğla da yasıyorum ve yukarıdaki yazıya tamamen katılıyorum :) sevgiler

      Sil
  4. Sevgili Damy öncelikle hayatındaki herşeyin o güzel kalbin kadar güzel olmasını diliyorum. Hiç tanışmadan da huzur bulabildiğim insanlardan birisin ne kadar doğru bir karar verdiğin fotoğraflarda gülen gözlerinden bile belli umarım birgün hayat bizlerin de mutlu olacağı adımları atmamız için fırsat verir. Taze hayatının daha da güzelleşmesi dileğiyle sevgili ailenle güzel günler diliyorum. Çok çok seviliyorsunuz ❤️❤️❤️

    YanıtlaSil
  5. Bu tarz adımların en güzel yani insanin kendini daha çok duyabilmesi, tanıyabilmesi, geliştirebilmesi, dönüşebilmesi bence. Buyuk sehirler en cok kendimize sagir ediyor kulaklarımızı. Neyi sevdiğimizi, son günümüz olabileceğini, sevdiklerimizi unutuyoruz malesef. Saygı ve sevgiyle izliyorum bu dünya için küçük, kendiniz için dev adımınızı... Daim olsun, huzur dolsun dört bir yanınız. Darısı tüm huzur arayanlara, kendini arayanlara insallah ��

    YanıtlaSil
  6. Sevgili Damy,merhabalar.Ben Kaş’ta doğup,Kalkan’da büyüdüm çocukluğum kaputaş plajında geçti,kalabalık ve popüler değilken,Annem ve babam gözleme yaparak geçimini sağlardı kaputaş plajında,çok güzel günlerdi.Öyle doğru bir seçim yaptınız ki,sizi canı gönülden tebrik ediyorum.İnsan yaşamalı,doğa ile sevgi ile hergün birazda büyüyerek,içine çekerek ohhh be diyerek.Ve ben bu yaz evlendim istanbula yerleştim,o hergün gördüğüm kalkan manzarası yoktu,bahçem yok oldu,çiçeklerim kayboldu..Öyle zor ki alışmak,buraya ait olamamak,doğayı koklayamamak..
    Bende sizin gibi oğlak burcuyum,ve kendimi sizin hayat görüşünüze,doğaya bakışınıza,hayvan sevginize öyle çok benzetiyorum ki,sizi takip etmek kendimi görmek gibi aslında.Birgün sizinle tanışmayı çok istiyorum.

    YanıtlaSil
  7. Merhabalar, sizi yaklaşık bir yıldır ilgiyle takip ediyorum ve bu kararınızı o kadar hayranlıkla ve gıbta ederek izledim ki :) yazınızı okurken de her cümlesinde kendimden bir şeyler buldum :) devamını heyecanla bekliyorum. Umarım bir gün biz de yenilenir ve ruhumuza iyi gelecek seçimleri, değişimleri yapabiliriz. Amin :)

    YanıtlaSil
  8. Ne güzel yazmışsınız����dönüp dolaşıp okuyabilirim her şey gönlünuzce olsun.
    Ben pek evde oturmayı seven biri değilim. Fakat kış aylarında hadi dışarı çıkalım dediğimizde alışveriş merkezine gitmekten çok sıkıldım artık ���� keşke biraz hava alabilecegimiz, doğa ile iç içe ve trafik olmayan yerler biraksak����

    YanıtlaSil
  9. Ben yalnızca 3 kelime yazmak istiyorum cesaretinize hayran kaldim...

    YanıtlaSil
  10. Yazınız çok güzel önümüzdeki aylarda bizde o taraflara yerleşmek niyetindeyiz fakat Datça mı fethiye mi karar veremedim sizi takipte kalmak sanırım iyi gelicek sevgiler

    YanıtlaSil
  11. Çok sıkı takipçinizim ne güzel anlatmışsınız okurken yaşadım şimdilik tabi instagramdanda yazdım size resmen hayalimi yaşıyorsunuz kıskanmıyo değilim şuan şartlar el vermiyor ama bende bir kaç sene içimde bu hayali gerçekleştirmeyi planlıyorum birde o güzel tencerinizin markası neydi yazarsanız sevinirim sevgiler💗

    YanıtlaSil
  12. Merhabalar �� damla hanım ��
    Yazınızı baştan sona kadar okudum .yeni hayatınızda yeni evinizde ailenizle beraber çok mutlu huzurlu olursunuz inşallah �� evet insanların ne dediğine bakmamak gerekir su kiskisacik hayatta nasıl ve nerede mutlu olmak istiyorsak orda olmalı insan �� benim de eşimin emekli olduğunda yaşamak istediği bir deniz kenarı sahil kasabası benimde istediğim ama benim liseye başlıyacak çocuğum olduğundan lisesi olan bir kasaba veya çok yakın ilçesi sizin bulunduğunuz kasabada lise varmı yada yakında bir ilçede

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba,biz de iki sene oncö Bodruma tasindik. Küçük oglum,ortaokuldaydi o zaman . Teog burda daha kolay oldu,bizim icin. Merkezde degiliz, Gümüşlük daha sakin ...inanin iyi ki gelmisiz diyoruz... Tabii ki,ilk sene zorlandik ..ama alistik 😊

      Sil
  13. Merhaba, ben de gecen yaz Ölüdeniz de tatilimi yapmıştım ve adeta aşık oldum Muğla ya, hatta oğlumu alıp dönmek istedim ama 9 yaşında, adapte olur mu ve en buyuk sorun olan eğitim sisteminde neler yaşar malum son yıllarda ki çöküş çok yıprattı ülkeyi, en azından öyle görüyorum ( keşke yanılıyor olsam ) o yuzden erteledim bu düşüncemi ama içimde ki " kızım kendini bul artık " sesi hep beynimde mıh gibi çakılı....ben de sizin gibi düşünüyor ve bana yeten benimdir gerisi ise huzur ve arınmışlık bu da en buyuk servettir diyorum...inşallah bir gün.......

    YanıtlaSil
  14. Ankara da yaşarken iş sebebi ile yalnız bu tayin değil özel sektör ve önümüze sunulan bir seçenekli önce onu belirteyim. Urla ya çıktık geldik 1.5 yıl oldu ve iyi ki gelmişim dedim etrafımda kimse yoktu eski alışkanlıklar avm ler ve hayatımda hiç kediye dokunmamışken şu an evde 2 kedim var. Bana çok şey kattı urla iyi ki emekliliği beklememişim iyi ki penceremi açtığımda doğaya bakıyorum.

    YanıtlaSil
  15. O kadar güzel yazmissiniz ki ben de aslında hayatımın boyle bir evrensindeyim ve karşıma bu yazının çıkması tevafuk olsa gerek;) tesekkur ederim.benimde aklımdaki sorulara cevap bulduğum ve cesaret doldurun bir yazı olmus.

    YanıtlaSil
  16. Ne güzel ifade etmişsiniz hislerinizi bu enerji bizede yansıdı cok mutlu ve huzurlu olursunuz inşallah yazılarınızın devamını bekliyoruz ��

    YanıtlaSil
  17. Canim Damy, kurabiyelerle başlayan seni takip etme yolculugum, kedilerinin oldugunu görünce sevgiyle ve ilgiyle devam ederken, Fethiye macerasiyla suan taclandi :) Yazdiklarinin her bir kelimesine katiliyorum. Dogayi, cicekleri kuslari o kadar cok seven biriyim ki. Yaptigin paylasimlar beni alip götürüyor oralara. Biz de esimle kücük bir köy ya da kasabaya yerlesmek, dogada olmak istiyoruz ve sık sık bunun hayalini kuruyoruz. Inaniyorum zamani geldiginde olacak. Bu inancimin en güzel orneklerinden birisin :) Hayata olumlu ve olmusuz olarak bakan, tüm bu kavramlari cikaran, inanan ve baskalarini da inandirmaya calisan bizleriz. Bence bu engellerimizden kurtulup yasamak en guzeli :) O zaman sizlere yasamayi diliyorum, gönlünüzden gectigince ��

    YanıtlaSil
  18. Nasıl güzel anlatmışsınız sizinki kadar köklü bir değişim olmasada bizde 9 hazıran da İstanbul dan mudanya ya yerlestık tertemiz bir havaya sahıp zeytın apaçlarının bolca oldugu muhteşem bir sahıle sahıp yazın cıvıl cıvıl olan sahıl kış aylarında sakın sessiz köpekler kediler sabah yürüyüşlerine eşlik ediyor 9 yaşında bir kızım var en çok onun için İstanbul dan uzaklastık sakın temiz nezih bi ortamda buyusun dıye

    YanıtlaSil
  19. Bir gün bir tarif aradım ve daha iyisi daha iyisi derken keşfettim sizi. Önce neredeyse tüm tarifleri tüm yazılarıyla okudum çok etkilendim. Özellikle sağlıklı ve şekersiz hayatı tercih etmiş birisi olarak tarifleri yapmaktan kendimi alıkoyamadım. Sonra şeker miktarlarını veya çeşidini değiştirerek neredeyse tüm tariflerinizi ev sohbetlerinde dostlarımla, özel günlerde kocamla oğlumla sevdiklerimle paylaştım. Ve tüm bunlar olurken bir gün ortak bir noktada buluşacağımıza emindim. Fethiye❤️Ben fethiyeliyim ama hayatımın kararı ile mardinde yaşamaya karar verdim. Siz istanbullusunuz ve belki de hayatınızın kararlarından biriyle orada yaşamaya karar verdiniz. Bazen hiç tanımadığımız ama aslında çok iyi tanıdığımız insanlar vardır. Siz benim ve sevdiklerim için öylesiniz. Her zaman en güzel anlarımıza eşlik ettiniz. En güzel anlar hep sizinle olsun. Uçmak sevmek ve gülmek üzere...

    YanıtlaSil
  20. Merhaba, yeni hayatınız sağlık ve mutluluk getirsin, güzel günlerle dolu olsun :)
    Değişiklikler iyi gelir insana, yenilenmesini sağlar...
    Çocukluğumdan beri çok yer değiştirdim, önceleri babamın görevi, şimdi de eşimin görevi nedeni ile... Egeliyim aslında ben, Burhaniye-Ören... Yazın koşa koşa gittiğim yerlerin en başında gelir. Bu nedenle en zorlandığım şehir evlenince geldiğim Ankara oldu belki de ama gene de çabuk alışmıştım.
    Yıllar yıllar öncesinden şehirden uzaklara gitme hayalleri kurardım ve 10 yıl kadar önce biz de eşimle birlikte bir kaç yıl farklı yerleri gezerek karar vermeye çalıştık, aslında zor olmadı. Fethiye`yi görünce tamam dedik.Şİmdi yaz aylarında evimize gidip o güzel havayı doya doya içimize çekiyoruz. Kışın mecburen gidemiyoruz, yurt dışındayız. En büyük hayalim kışın da oralarda olabilmek, pazarlarında dolaşabilmek...
    Yaşadıkca daha çok seveceğiniz bir yer olduğunu söylemek isterim.
    Eğer çok fazla bir beklentiniz yoksa ve azla çok olabiliyorsanız yer değiştirmenin pek önemi yok aslında bana göre. Eşlerin birbirini anlaması da bu konuda en büyük yardımcı.
    Aslında yaşadığımız çevreye alışmak, yaşadığımız çevreyi kendimize göre düzenlemek, kendi izlerimizi bırakmak bana göre...
    Şimdi bahar geliyor yavaş yavaş... En güzel zamanlarına tanıklık edeceksiniz...
    Mis gibi koklayın havasını bol bol, güzel günler dileklerimle, mutlu olun çok çok...

    YanıtlaSil
  21. Sizi ve yazılarını keyifle takip ediyorum. Bende şehir insanındeğilim ama bakalım çalışmalara devam birgün böyle bir hayatta bende yenilenmiş hissedeceğim �� huzurla kalın...

    YanıtlaSil
  22. merhaba ve selamlar hepinize damy hanım. huzur çok güzel ya tatmayanlar tatsa keşke. istanbuldan 2 yıl oldu ailecek kendi memleketime geldiğimiz. küçük bir ilçe deniz kıyısı. yazı ayrı kışı ayrı güzel dogası ayrı guzel. çocuklarım okula giderken mutlu ve ben korkusuz huzurlu. saglık mı! bol oksijen ciğerlere değdimi şifa şifa. öpüyorum sizi selamlar ����������

    YanıtlaSil
  23. Merhaba Damla. Yeni hayatınız bol nefes getirsin size.Bizde Mart 2018'de Datça'ya yerleştik. Eşim çok istiyordu. 1 sene benim yüzümden oyalandık diyebilirim. Ne yaparız ne ederiz korkularım daha ağır bastı. Ve tabiki bizdede aileler aynı şeyleri söylediler. Aileni, içine doğduğun hayatını geride bırakmak kolay değil. Çok büyük beklentilerle yerleşmedik. En kötü geri döneriz ama yapmadık demeyiz dedik. Neyi erteliyorduk ki? Bende online çalışan biriyim. Yazılım ve tasarım işleri yapıyorum. Bilgisayarın olduğu heryer işim. Eşim daha farklı, hala arada İstanbul'a gider gelir iş için. İlk geldiğimizde kimseyi tanımıyorduk. Zamanla bikaç kişiyle çevre oluşturabildik kendimize. Datça'da yerlisi dışardan gelene öyle kolay kucak açmıyor. Çok küçük bi kasaba zaten.Yazları şahane, sıkılmıyorsun, sürekli bir etkinlik, her akşam ayrı keyifli. Bitmeyen tatil gibi. Ama kışları öyle değil. iki ayda bir İstanbul'a gitmem gerekiyormuş, onu anladım. Döndüğümde nefes alabileyim diye. Henüz biz bile tam adapte olamadık. Yeni şeyler öğreniyoruz sürekli. Büyükşehirdeki alışkanlıklarımızla buraya gelmek büyük hata. Çünkü o alışkanlıklar karşılanamadığı için üzülebilir insan. Hatta beklentisiz gelmek lazım bence. Hayat ne çıkartırsa onu yaşamak için. Sevgiler :)

    YanıtlaSil
  24. Yazdıklarrınız çok anlamlı ve etkileyici Benim belki çocukluk hayalimdir bu anlattıklarınız hep bi sahil kasabası minik bahçe ve bolca huzur benim endişem oralarda ki kiralar Gıda masrafları eşimin mesleği diş hekimi iş bulabilme korkusu bunlar beni tedirgin ediyor yanıtlarsanız çok sevinirim..

    YanıtlaSil
  25. Yazınızda çok güzel bir konuya da değinmişsiniz. Bodrum’un şehirleşmesi. Bir egeli olarak çok kalabalıklardan bunalıp kaçmak isteme duygusunu tam olarak anlayamayabilirim.Gelenler hoş geldiler...Fakat gelirken bir yandan da şehir hayatını özleyip buraları şehirleştirmeye çalışanlaradır sözüm. Bodrum’un, Alaçatı’nın hatta Akyaka’nın hali ortada. Lütfen gelirken şehiri, şehirde bırakın. ��

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yeni hayatınız size mutluluklar getirsin. Buralara bahar bambaşka gelir. Daha önce hiç farkında olmadığınız otları takip etmeye başlarsınız:) Her şeye yumurta kırıp zeytinyağı ekmeye başladığınızda olmuşsunuz demektir. Bir de o herşeyi anlatma olayı çok doğru ya :) amma ve lakin her şey de bilinir anlatmadan da .

      Sil
  26. Yeni hayatınızda mutluluklar diliyorum damy düşüncelerini kalbini çok seviyorum ❤️🙏

    YanıtlaSil
  27. "Benim hayat görüşüm..." diye başladığınız bölüm herhalde ben yazsam bu kadar olurdu.İnsan sadece kendisi böyle düşünüyormuş gibi hissediyor bazen. Aklın ve duyguların yolu bir olsa gerek. Rol model olmak çok gerekli mi veya doğru bir kelime mi bilmiyorum ama ilham olduğunuz kesin.
    Sevgiler...

    YanıtlaSil
  28. Hislerimize tercuman olmuşsunuz. Ama biz henüz sizin kadar cesaretli değiliz. Sizi eşimin tavsiyesiyle instagramda takip ediyoruz. Geçen ay Netflix te Minimalizim belgeselini izledim. Çok hoşuma gitti. İki kitapları var. Aldım ve ikincisini okuyorum. Çok güzel ifade etmişler tıpkı sizin gibi. Yeni yaşamınızda her şey gönlünüzce olsun. İyi günler

    YanıtlaSil
  29. Merhabalar, yazınızı okumakla kalmayıp bir de üstüne yorumları tek tek okudum. Çok güzelsiniz, çok içtensiniz, çok samimisiniz. Kalbinizin temizliği evinize hayatınıza yansımış. Allahım sizin yolunuzu, hayatınızı açık etsin.

    YanıtlaSil
  30. Okurken rahatladım resmen! Sen yaz ne olur, hep yaz biz de okuyalım.Sevgiyle kal!

    YanıtlaSil
  31. uzun zaman sonra blog yazısı okudum. ve yıllar sonra bir blog yazısına yorum yapıyorum. bu bile nostalji mi oldu artık �� okurken orada nefes aldım sanki. sizi tebrik ediyorum. yeni hayatınız size hiç yaşamadıgınız mutluluklat getirsin.. ����

    YanıtlaSil
  32. Merhaba güzel kızım,kızım diyorum çünkü ben 63 yaşımdayım. Her sabah ilk fırsatta bu gün ne yapmışlar acaba diye sayfanıza bakıyorum. Hayatım boyunca hep doğup ,büyüdüğüm İstanbul'dan kacmayı hayal ettim. Hep bir sonra ki yıl inşallah diyerek. Bu gün ise keşke 30'lu yıllarımda yapsaymışım demekte ,torun sevgisi nedeni ile yine erteleyen ,zaman azlığında bir babaanneyim. Siz benim hayallerimin aynası oldunuz. Size her postunuzdan sonra "tanrım inşallah başarsınlar,inşallah daha mutlu olsunlar"diyerek dua ediyorum. Bu arada tüylü bebekleri çok öpüyorum.

    YanıtlaSil
  33. Merhaba güzel kızım,kızım diyorum çünkü ben 63 yaşımdayım. Her sabah ilk fırsatta bu gün ne yapmışlar acaba diye sayfanıza bakıyorum. Hayatım boyunca hep doğup ,büyüdüğüm İstanbul'dan kacmayı hayal ettim. Hep bir sonra ki yıl inşallah diyerek. Bu gün ise keşke 30'lu yıllarımda yapsaymışım demekte ,torun sevgisi nedeni ile yine erteleyen ,zaman azlığında bir babaanneyim. Siz benim hayallerimin aynası oldunuz. Size her postunuzdan sonra "tanrım inşallah başarsınlar,inşallah daha mutlu olsunlar"diyerek dua ediyorum. Bu arada tüylü bebekleri çok öpüyorum.

    YanıtlaSil
  34. Sevgili Damy, seni gıptayla takip ediyorum. Yazdıklarını okumak huzur veriyor. Sevgiler..

    YanıtlaSil
  35. İmrenerek dokunuyorsun gözlerime..pozitifliğine, enerjine, ruhuna ve herşeyden önce insanlığına o kadar hayranım ki Damy..çook çok seviliyorsun❣️

    YanıtlaSil
  36. Merhaba damy, benim de hep hayalim ege kasabasında kendi butik otelimi açayım eşim ve olursa bebeğimle huzurlu sakın bir hayat yaşayalımdı. Bebeği yaptık �� geriye ege köyüne yerleşmek kaldı. Bunun için de ailem bir atılımda bulundu ve fethiye köyceğiz de bir tarla aldı şimdi ev yaptırıyoruz. Hayallere bir adım daha yaklaştık. Umarım bir iki seneye ben de oralara yerleşirim. Kesinlikle seni görüp aşırı özeniyorum annemlere de senden bahsediyorum. Isınma işinden baya da korkuyorum. Geçen gün paylaştığın ısınma ile ilgili bi post vardı seni etiketlemişlerdi onu bulamadım. Evi yaptırırken o ısınma yöntemlerini kullansak diye baktım ama bulamıyorum keşke bir kez daha paylaşsan �� sen doğayla içiçe ol hep elbet çevre dost arkadaş etkinlik bulunur zamanla orası da senin memleketin olur. Canı gönülden oralara gelmeyi diliyorum ��

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sahildekiev instagramda aradığınız adresin adı 😊

      Sil
  37. İmrenilesi bir karar ve imrenilesi bir hayat.. Başından beri takip ediyorum sürecinizi.. Ve her geçen gün alıştığınızı ve yerinde bir karar verdiğinizi düşünüyorum. Kararlarınız hep mutluluk versin size..
    Biz de zaman zaman düşünüyoruz ama şartlar bizi biraz bekletiyor. Aslında hayalini kurduğumuz hayata adım atsak, büyükşehirdeki gibi gereksiz harcamalarımız olmayacağından ekonomik olarak daha rahat bir yaşam süreceğimize inansam da eşim benimle aynı fikirde değil. Ama ben beynin hayalle gerçeği ayırt edemediği düşüncesine inanıp, sanki hayalimiz gerçekleşmiş gibi yaşamaya çalışıyorum. Ve inanıyorum..

    YanıtlaSil
  38. Ummadığım anda akan göz yaşımamı yoksa yazınızda yaşadığiniz sıkıntiyı ve mutluluğu hissetmek mi desem bilemedim ama o kadar guzel bir hayata adım atmışsınız ki tebrik ediyorum sizi çok guzel bir yolculuha çıkmışsiniz çok eşsiz inşallah hersey gönlünüzce olur uzakta ama kalplerimizin bir attıği Damy seni seviyorum hayatına sanki yanindaymış gibi dahil olmak çok güzel bir duygu ❤

    YanıtlaSil
  39. Canım Damla;
    İçin, dışın, kalbin, hayatın o kadar bir ki... Blog yazılan dönemlerin saflığı, çıkarsızlığı hala hesabının her karesinde hissediliyor. O yüzden bu kadar çok kalplerimizde, dualarımızdasın... Çok da güzel anlatmışsın, yine hepimize umut kapıları aralamışsın... Daha da güzel anlara, yaşanmışlıklara şahit olmak dileğiyle...
    Güzel ailen ve sen her şeyin en güzeline layıksınız. Sevgiyle...

    YanıtlaSil
  40. Resmen hayallerimi yaşamışsınız demeki isteyince olmayacak bir şey yokmuş biraz zaman ve sabır gerekiyormuş gerçekten harika anlatmışsınız hayallerime bir adım daha yaklaştım��

    YanıtlaSil
  41. Hayran kaldım düşüncelerinize,”en büyük zenginliğim sağlığım”işte benim hayat felsefem de bu tam olarak,okurken kendimi gördüm yaşadım.Bizim de tek hayalimiz bu aslında,tek tutan eşimin işi ama ona da bir çare bulacağız.İnşallah hiç pişman olmaz ve bir ömür hayatınızı mutlu olduğunuz yerde geçirirsiniz.Sağlıcakla kalın ��

    YanıtlaSil
  42. Sevgili Damla,instagramda da takip ediyorum ve sunu soylemek istiyorum;kendiyle barisik,dogayla butunlesmeyi bilen insan,gittigi her yerde mutlu olmayi bilir..hele de yaninda onun gibi bir yoldasi varsa...genelinde dunyayi,daha daraltirsak sehirleri ve yasantilarimizi once bu hallere getirip,simdi de kurtulmak icin tekrar dogaya donmeye calisiyoruz..buna cesaret edenlerden oldugun icin sevgiyle kucakliyor,maceranin devamini ilgiyle takip ediyorum..kuzularin da islak burunlarini operim :))

    YanıtlaSil
  43. Merhaba Damla Hanım,

    Ofiste masamda otururken yazınızı okudum. Sizin adınıza çok sevindim ve gerçekten çok mutlu oldum. Kendi adıma hissettiğim ise; umut, hayaller ve azda olsa üzüntü...

    YanıtlaSil
  44. çok güzel anlatmışsınız. bende doğa ile iç içe olabileceğim doğal güzelliği bozulmamış baki bir sahil kasabasına yerleşmek istiyorum. yazınızı okurken ve fotoğraflarınıza bakarken hayran kaldım. yazdığınız çoğu konuya katılıyorum ve bu konuda sizi örnek alıyorum. ben hayalimi anlattığımda herkes beni cesaretlendirdi ve yer önermeye başladı. benim şuan hayalimi gerçekleştirmeme nedenim maddiyat. çünkü ben arazi alıp toprakla hayvanlarla uğraşmak istiyorum. küçük bir çiftliğim olsun istiyorum. hayırlısı bakalım. bu arada cuma pazarı alışverişlerinizi bayılıyorum. bugs bunny havuçları beni çocukluğuma götürüyor.

    YanıtlaSil
  45. Harikasınız gözlerim yaşardı gerçekten 28 yaşımdayım ama her zaman aklımın bir köşesinde kırsal yaşam var mutlaka olacak ama şuan değil sizin gibi belki 3 sene sonra belki 10 sene sonra ama şuan değil bunu biliyorum. Zamanla kendimi soyutluyorum AVM’lerden lüks yaşamdan yavaş yavaş vazgeçiyorum. Minik bebeklerinizle sağlıklı ömürleriniz olsun ��

    YanıtlaSil
  46. güzel kızım, yazını büyük bir zevkle okudum, bizde onüç yıl önce Istanbul u terkedip kuzey egeye yerleştik, bende Istanbul'dayken sokağa çıkmayanlardandım insanların değişimine ben ayak uyduramadım bizler farklı yetiştirilen kişileriz, bize büyürken her ortamda saygı ve sevgiyi öğrettiler ama maalesef büyük şehirlerde bu kalmadı . (sinemaya,tiyatroya, çarşıya, pazara gitmenin bile bir adabı vardı, insanlar birbirini ite kaka yürümezlerdi ve gittiğin yere göre giyinirdin) baktıkki bu ortam bize göre değil nefes alabileceğimiz daha huzurlu bir yere gidelim dedik ve geldik sizden farkımız yaşımız ve emekli olmamız. Ben elime hiç fırça almamışken şimdi resim yapıyorum, ve yogaya gidiyorum çevrem daha farklı kendimi daha iyi hissediyorum yeni hayatınızda tümistek ve arzularınızın gerçekleşmesini dilerim.

    YanıtlaSil
  47. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  48. O kadar ilham verdi ki yazınız bana...ben de tam üç yıldır Datça'ya yerleşme hayalleriyle yanıp tutuşuyorum...size sorulan tüm sorular bana da soruluyor ve hepsine cevabım 'evet ben bunu deneyeceğim ve biliyorum pişman olamayacağım'oluyor ancak tek bir nokta beni maalesef ki şehirde tutuyor o da bahsetmiş olduğunuz 'geçimini sağlama' kısmı...bu yazınız bana cok cok iyi geldi,şuan bu konuya daha da yoğunlaşacak ve nasıl geçiniriz diye korkmak yerine zihnimi bu korkuyla karartmayarak orada severek yapabileceğim birşeyler bulmaya odaklanacağım.sizi ve kedi gibi yaşamınızı zaten cok seviyordum:)ama bu yazıdan sonra daha da sevdim...oralardan bir nefes de benim için çekin olur mu?dilerim ki o nefes bana da hayalimdeki hayatı kurabilmem için şans getirsin...Ankara'dan sevgiler,Belgin

    YanıtlaSil
  49. Merhaba, sizi çok uzun zamandır severek takip ediyorum. Yaşam biçiminiz, düşünceleriniz bana çok iyi geliyor. Şuan 22 yaşında, üniversite son sınıf öğrencisiyim. Ben bile İstanbul'a tahammül edemiyorum. Kuşadası,Güzelçamlı'da butik bir otel yaptırıyoruz ailecek. Her fırsatta buraya kaçıp huzur buluyorum. Herkes kendine göre en iyi şekilde yaşamak istiyor ve bunun için çabalıyor. Sizin cesaretinize de hayran kaldım ve yazmadan geçmek istemedim. Sevgilerimle

    YanıtlaSil
  50. Selamlar�� baştan aşağı bütün yazdıklarına katılıyorum kısa bir süre önce bizde yaptık eşimle aynısını Ankara griliğinden mugla yesilligine her geçen gün ne kadar doğru bir karar verdiğimizi daha da güzel anlıyoruz eveevet kışın biraz daha sakin oluyor ama cennet doğası herşeye yetiyor ailemin arkadaşlarımın yanina ziyarete gittiğimde yüzümdeki huzurun nasıl fark edilir bir biçimde bana yansidigini söylüyorlar aldığım yorumlar muhteşem belki bir gün bı yerlerde karşılaşırız takipteyim��
    sevgiler Eser������

    YanıtlaSil
  51. fotoğraflar .. her yerde iş yapma cesaretinizi doğrulayacak kadar güzel ..

    YanıtlaSil
  52. Henüz yeni bir mezun, iş hayatına atılmaya çalışan bir birey olarak yazını okurken o kadar huzur buldum ki, hislerimi buradan sana nasıl yansıtabilirim bilmiyorum. Şuan 'bir klasik olarak' yapmam gereken şey; bir iş bulup para kazanıp kariyerimde güzel yerlere gelmek. Ama yazdıklarında o kadar haklısın ki. ''Bu hayatta sadece bir kere var olduğum gerçeği ve ne kadar vaktimin kaldığını asla bilemediğim bir hayatta, avucumda sahip olduğum andan daha kıymetli hiçbir şeyimin olmadığını bildiğim için'' bu cümle o kadar dokundu ki şuan bana. Dediğin gibi pişmanlıklarımızla bir bütünüz. Mutluluğun, huzurun bu güzel cümlelerinle bana da yansıdı. Güzel kalbine benden kucak dolusu sevgiler Damy..

    YanıtlaSil
  53. Lütfen devamı gelsin Damy göz açıp kapayana kadar bitti yazı keyifle okudum :)) Benim de böyle bir hayalim var sahile yakın olsun temiz olsun toprağı seviyorum kokusunu taze bir şey yetiltirdiğinde dalından koparıp yemesini ama şehirde öylemi bütün sene yürüyüş yaparken bile gri renk görmek insanın içini bayıyor şehir kısıtlıyor ileride ben de hayalimİ gerçekleştirebilirim umarım Damy sevgiler Eros'la Bücür'e bol öpücükler ❤❤

    YanıtlaSil
  54. Merhabalar, çok doğru bir karar vermişsiniz inanın, bundan hiç pişman olmayacaksınız. Biliyorum çünkü biz de İstanbul dan vazgeçtik. Bundan 7 yıl önce iki çocuğumuza birlikte Marmaris e yerleştik, çok genç yaşta böyle bir karar aldık. Ama aldığımız en güzel karardı. Burada yaşamak çok güzel, hayat çok kolay... Ben de daha fazlasını istemiyorum, sahip olduklarım bana yeter☺️

    YanıtlaSil

Başa Dön